29 Aralık 2008 Pazartesi

Bugün Pazartesi...


Bugün pazartesi... Düşünüyorum da  geçen sene bu saatlerde, Gazi Lisesi'nde ilk dersin sonlarına yaklaşmış olurduk. Muhtemelen de sınav haftamız olurdu. Tek derdimiz bir sonraki derste gireceğimiz tarih sınavında nasıl kopya çekeceğimiz, soruların nasıl olacağı ve şubat tatiline daha kaç tane sınavın kaldığı olurdu.

Dört sene ne çabuk geçti böyle... Koskoca liseyi bitirdik, dile kolay.. Bütün eski dostlarımız şimdi bir başka yerde.. Başka arkadaşlarımız girdi hayatlarımıza.. Günümüzü artık birbirimizle değil, birbirimizden parçalar gördüğümüz yeni arkadaşlarımızla geçiriyoruz.

Hele bazı anlar geliyor, diyorum şimdi bu olaya Hüseyin şunu derdi, gülerdik. Bilge bunu yapardı, her zaman yaptığı gibi. Buket, şimdi başlardı şunları söylemeye.. Bu gece kesin Sinem ve Gözde'yle beraber dışarı çıkardık. Ya da Eren, Atilla... 

Hepsinden uzaktayım. Tek başımayım aslında, yanımda bir sürü yeni arkadaşım olsa da. Alışmaya çalışıyorum hala. Eski alıştığım insanlardan uzakta. Belki sana komik geliyordur okuyucu bütün bunlar. Belki de sende benim yaşadıklarımı çoktaaaan yaşamışsındır da gülüyorsundur şimdi bunlara. Diyorsundur, bu günler de geçiyor. Bak şimdi biz geldik bilmemkaçküsür yaşına.. Hangi eski arkadaşımızı hatırlıyoruz. Hangisi arıyor, soruyor. 

Aslında bu senin hatan okucu. Sen eski arkadaşlarını aradın mı? Hepiniz birbirinizden beklemediniz mi? Hep o arasın demediniz mi? Peki neden siz aramadınız? Belki daha değişik olmaz mıydı ozaman? Eminim hala lisedeki sıra arkadaşınla beraber yaptığınız esprileri başkasıyla yapamamışsındır bir daha. Onunla anlaşabildiğin kadar kimseyle bu kadar rahat olmamışsındır. 

Merak etme, hatırlıyorum ben. Daha çok olmadı. Şurda ne kadar önceydi ki Hüseyin'le kırmızı vosvosumuzun camına not sıkıştıralı. Ne kar önceydi ki, Bilge ve Buket'le beraber ufaklıkların yüzlerini boyayıp para kazanalı. Ne kadar oldu ki, Sinem, Gözde, Nilüfer, Eren, Atilla ile Jolly Joker'a gideli..

Ne kadar oldu? Çok mu? Oldu mu birbirimizi unutmamıza izin verecek kadar? 

Ben hala hatırlıyorum, Mistır Simit'i.. Bahri Abi'nin Tac Mahal'de çalıştığı günleri.. Ares'in eski yerinde Koray abi'yi ziyaret ettiğim günleri.. Ali ve Hüseyin'le Beach Park'ta sabahlamalarımızı... ve daha bir sürü şeyi..

Unutmak senin elinde okuyucu. Unutmak istersen unutursun.

Ya istemezsen?

1 yorum:

Erdi koyun dedi ki...

Haklısın lise arkadaslıkları cok önemli ama bunun farkında olmayanlarda var bir hiç ugruna arkassının kalbini kıran arkadaslıgını bile bitirecek kadar gözünü karartan. nese bu arada hep aynı kişilerden bahsedip durma yasılarda :D