6 Aralık 2008 Cumartesi

Mutluluk üzerine 1 2 3'ün 3.sü (Nihai Son)

AT'nin sonucunu pass olarak görünce sevinen şahıs ben, mutluyum özellikle dünden beri. Dün birçok şey oldu aslında. Hepsini sıraya dizmem gerekirse mantıklı bir kronoloji yaratamam sanki ama en azından sizin için deneyeceğim. 

Kardeşim dediğim aslan parçasını uzun bir süreden sonra görmüş olmanın mutluluğu içerisinde güne başladım. Eski esprilerimize hala gülebildiğimiz gerçeğinin farkına vardıktan sonra, eski okulumuza doğru yola koyulduk. Bu konuyu sizinle çok paylaşma gereği duymuyorum çünkü bir atraksiyona maruz kalmadım o zaman diliminde. Okuldan ayrılırken artık üç kişi olmuş yemek yiyeceğimiz yere doğru tramvay denilen toplu taşıma vasıtasıyla yolumuza devam ediyorduk. Evet artık üç kişiydik. Kardeşim, ben ve hayatımın aşkı. Evet ben ona aşıktım. Kabul ediyorum. Uzun süre kabullenememiştim taki ne kadar özlediğimin farkına varıncaya dek. Hakkaten aşıkmışım meğer. Garipsedim. Çünkü hiç aşık olmamıştım ben. Korktum.. Değişmekten değil, ben de bilmiyorum neden.. Bilen varsa açıklasın seve seve dinlerim.. Bir de çay demlerim onun için, çok sevdiğim bir arkadaşımın dediği gibi "Bunu ancak demli çay çözer" 

O da bana aşıktı benim ona olduğum gibi. Seviyorduk be işte. Mutluyduk biz bu durumdan. Gerisi önemli mi? Mutluluğun resmini çizmeye çalışıyorduk beraber. Sırf Abidin'e gösterip "Bak Abidin, sen yapamadın biz yaptık." diyebilmek için. 

Aylardır umudun ne mutlu şey olduğunu hissediyordum umut ederek. Seviyordum işte... Kalbimin atışları hızlanır, elim ayağım birbirine dolanır,bir kelebeğin kanatları gibi titrerken. Mutlu olmanın mutluluğu içerisindeydim. Önemsemiyordum başkalarını veya önemseyenleri. Gerek de yokmuş zaten. Hem onlara ne, seven ben değil miyim? Hem neden anlatıyorum ki sana bunları? Hı? Cevap ver bana? Yok yok şaka yapıyorum. Beklemiyorum zaten senden birşey demeni. Öyle olsaydı okuyucu değil yazar olmaz mıydın? Biliyorsun sana anlatmamın sebebini. Değer veriyorum sana sırf vakit ayırıp da okuduğun için. Seviyorum seni be okuyucu, sen de olmasan kim dinler beni..

Seviyorum be işte hiç olmadığı gibi.. Beklemezdim kendimden böyle şeyler. Garipsedim. Garip biriyim zaten.  Önemsiz ve gereksiz. 

Mutluyum. Sen de mutlu ol be okuyucu. Mutlu okuyucular görmek isterim senin benim gibi. İşte o zaman Abidin resmini çizecek birşeyler bulabilir belki...

1 yorum:

özden özgür dedi ki...

aylar sonra tekrar bunu okumak..

neden bilmiyorum ama içimde yine bi sıkıntı var..

neden bilmiyorum ama boğuluyorum şuan.....

garip bi durumdayım sanki hiçbişi hissetmiyor gibiyim de..

yazıyı okuyunca gözümün önünden geçen çok şey oldu
ve bana dün sorduğun soru aklıma geldi

''ne yaptım ki de bana bu kadar kızgınlar?''

demiştin ve ben sadece gülüp geçmiştim ama şimdi daha iyi anlıyorum bunu fark ettim..

hepimiz değişiyoruz..

sen yavaş yavaş ama her seferinde hata yaparak sözüme geliyorsun..

bense ne yaptığımı fark edemiyorum..?

tek bildiğimse sana sonsuza dek değer vereceğim gerçeğidir...