12 Mart 2009 Perşembe

Birikmiş yazılar 1


Biz çocuktuk eskiden, şimdikilerin olmadıkları kadar. Büyümek istemezdik o zamanlar, memnunduk çocukluğumuzdan.. Daha fazlasına ihtiyacımız olmazdı bizim, bir bisiklet, plastik bir top ya da can sıkıntımızı geçirecek bir kaç taş parçası.. Eğlenmek için yeterliydi bunlar bize.. Fazlasına lüzum yok..

Bilirsiniz belli bir yaştan öncesi hatırlanmaz.. İşte o sınırdan beri hatırlıyorum ben; biz sokakta top oynardık.. İki kişi, üç kişi.. Ne önemi var.. Önemli olan eğlenmek, çocuk olmak, doyasıya.. Çıkardı eline topunu alan sokağa.. Okuldan eve gelen çocuk ilk önce pencereden bakardı sokakta arkadaşlarının olup olmadığına.. Tek düşüncesi vardı çocuk olmak, fazlasına lüzum yok..

Çok mu kafiyeli yazıyorum bugün, belki.. Belki çocukluğumuzun şiir gibi geçmiş olmasından kaynaklanıyordur, olamaz mı? Sen utanıyor musun çocukluğundan? Ben utanmıyorum arkadaş! Çocukluğumu bir çocuk gibi yaşamış olduğum için utanmıyorum! Topumu alıp sokağa fırladığım için, her araba geçerken maçımıza ara vermek zorunda kaldığımız için, bisikletten düşüp dizimi yara yaptığım için utanmıyorum! Çocuk aklımla yanımda iki-üç arkadaşım kendi maceramızı kendimiz yaratabildiğimiz için, her günümüzü sanki ayrı bir filmin aksiyon sahnesine benzettiğim için utanmıyorum..

Gerçek bir çocukluk yaşayamayanların kişilikleri oturmaz.. Gaddarca bir söz gibi geliyor değil mi? Ama öyle, bu gerçek.. Biz hayatın çocuk yönünü yaşadık. Çocukluk yıllarımızdan uzaklaşabilmek için.. 

Bir dönemin sonuyduk belki de biz.. Çocukluğumuzu yaşayabildik.. Sorarım şimdi kaçtane çocuk saatlerce bisiklete biniyor? Kaç tane çocuk mahalle aralarında top oynuyor. Ya saklambaç? ya da o bütün çocuklar neredeler şimdi? 

Bana masal anlatma okuyucu, biz de gittik anaokuluna ya da ilkokula.. Biz de günümüzü oralarda harcadık uzun süre.. Ama bana yalan hayatının parçalarından örnekler sunma.. Yalan olduğunu bilmiyorsun ama kendini kandırıyorsun aslında! Sokaklar tehlikeli diyorsun durmadan bozuk bir plak gibi.. Soruyorum nesi tehlikeli? E, şusu var busu var.. Yok muydu bizim zamanımızda da? Ne değişti?

Sana söyleyeyim mi ne değişti.. Teknoloji... Önceliklerimiz değişti.. Benim de bir kuzenim var, çocuk.. Çocukluğunu yaşıyor mu? Orası meçhul.. Arkadaşlarımın kardeşleri var, ya da envai çeşit akrabalar.. Hepsi çocuk.. Peki nerede bunların o "çocuk"lukları? Ellerinde teknoloji harikası playstationlar, hepsi internet kafelerde.. Nerde çocukluk? Çocuk olmak bu mudur? Parayı eline sıkıştır yolla internet kafeye, oohh keyfin yerinde.. Çocuğun yerini yordamını da biliyorsun ya kebap.. Bütün gün oyalansın çocuk orada.. Neden? Bu bencilliği hakediyorlar mı? 

Çocuk hayatını bağlamış interaktif oyuncaklarına ama sen diyorsun ki birşey söyleyecek olunca, "Aman elleme bak sustu, sesi çıkmıyor oynasın" Tabi çıkmaz, artık düşünemiyor ki.. Ne diyecek sana.. Vermişsin eline emziğini sussun.. Çocuklar artık çocuk değiller ki.. Çocukluklarını yaşasınlar.. 

Bırakın sokağa çıksınlar ama artık çok geç... Sokaklar boş.. Sadece arabalar geçiyor o sokaklardan..

Ah çocuklar ah.. Üzülüyorum sizlere.. Daha aramızda çok yaş olmasa da.. Hatta sizin yaşınızdayken bile.. Biz sizden farklıydık ve farklı olacağız.. Biz çocukluk yaşadık.. Sizeyse sadece üzülüyorum..

Biz hiç büyümeye çalışmadık.. Siz ise kendinizi büyük sanıyorsunuz.. Üzgünüm çocuklar siz büyüyemeyeceksiniz.. Çünkü hiç çocuk olmadınız..

0 yorum: