-Alo?
-Benim; Haluk. Seni çok merak ettik. Nerelerdesin lan 3 gündür?
3 gün lafı seni şaşkına çeviriyor. Bugün salı değil mi? İçeri alındığında günlerden pazartesi olduğunu hatırlıyorsun. İçeri alınmak mı? Telefonda bir süre sersem sersem bekliyorsun. Görüntüler şok dalgasıyla birlikte gözünün önünden geçiyor.
Yaka paça ekip otosuna bindirilişin. Burnunun yanına oturan polis tarafından kırılması. Arabayı kan lekesi yaptın bahanesiyle merkeze girerken yediğin dayak.. Sorgu odasında gördüğün işkenceler.. Hepsini hatırlıyorsun.
-Alo? Ordamısın abi? Alooo?
Arkadaşının bağırışlarıyla kendine geliyorsun.
-Evet, evet.. Burdayım. Bu gün günlerden salı değil mi?
-Abi ne salısı. Bugün perşembe. Üç gündür kayıpsın.
Sıcaklık beynine doğru nüfuz etmeye başlıyor. Üç gün boyunca dayak yiyip, işkence görmüş olamazsın. Dikkatlice o anı aklına getiriyorsun. Emniyete alınışın. Dayakların aralıklı olarak kesilip sorgunun alınması. Birkaç kere bayıldığını hatırlıyorsun. Koca burunlu polis memurunun suratına bastırdığı 42 numara botu hatırlıyorsun. Yere nasıl düştüğün hakkında bir fikrin yok. Hatıralar kesiliyor. Kendini bir hücrede hatırlıyorsun. Üşüyorsun. O anda aklına geliyor. Çıplaksın. Vücudunda sızlayan yerler var. Burnun acıyor. Vücudundaki su kurumaya yüz tutmuş. Su damlaları sana az önce maruz kaldığın tazyikli suyu hatırlatıyor. Neden çıplak olduğunu da bu şekilde anımsıyorsun.
İçeriye iki polis memuru giriyorlar. Çıplaklığınla ilgili cinsel şakalara(!) maruz kalıyorsun. Giysilerini sana atıp gidiyorlar.
Giyinik bir şekilde sorgu odasındasın. Yaklaşık bir saattir orada bekletiliyor olmalısın. Ne gelen var ne giden. Kısa süre sonra kapı açılıyor. Elinde copla bir polis memuru giriyor. Çok genç. Belki de akademiden yeni mezun olmuş. Bir an tereddüt ediyor. Arkasına baktığını görüyorsun. Gözünde siyah camlı bir gözlük var. Sana yaklaşıyor.
Bir süre sonra yerdesin. Polis can havliyle sana vuruyor. Darbeleri belinde, sırtında ve bazen kafanda hissediyorsun. Her tarafının kan içinde olduğuna eminsin. Polis bir süre sonra gidiyor. Bayılmak üzeresin. Başın dönüyor. Miden bulanıyor. Acıdan başka birşey hissetmiyorsun.
Uyandığında tekrar hücrendesin. Gelen giden yok. Bir tabildot tepsisi içerisinde yemek görüyorsun kenarda. Yemeye başlıyorsun hemen. Kuru fasülye ve pilav. Biraz cacık. Bir parça domates. Bir bardak su. Bardak plastik. Kaşık var. Çatal veya bıçak yok. Yemek soğuyalı çok olmuş. Pilav topak topak. Kuru fasülyenin yağları donmuş. Cacık çok sarımsaklı.. Yine de bitiriyorsun.
Arkadaşının sesi kulaklarında.. Ama anlamıyorsun dediklerini..
Tekrar sorgu odasındasın. Ne kadar süre geçtiğinin farkında değilsin. Çok zaman geçmediğini umuyorsun. Arkadaşların aklına geliyor. Örgüttekiler; Özgür, Haluk, Cemal, Ali, Emel.. En yakınındakilerin seni merak edeceği aklından geçiyor.
İçeriye bir polis memuru geliyor. Elinde bir kağıt.. Kağıdı önüne koyuyor.
- İmzala..
Okumak istediğini söylüyorsun. Adam tekrarlıyor sözünü. Sen inat ediyorsun.
Adam kağıdı alıp çıkıyor. İçeriye üç memur giriyor. Bir daha dayak yiyorsun. Artık nerenin ne hale geldiğini merak etmiyorsun.
Bayıldığını biliyorsun artık. Yüzüne dokunmak acı veriyor. Hücren karanlık.
Tekrar sorgu odasındasın. Bu sefer memur tipli bir adam var. Savcı olduğunu söylüyor. Basit bir şekilde ifadeni alıyor ve gidiyor. Söyleyecek pek birşeyin yok zaten. Terörist bir eylem hakkında sana sorular soruyor. Oysaki senin bu eylemden haberin bile yok.
Hücrendesin.. Bir polis geliyor. Kendisini takip etmeni söylüyor. Dediğini yapıyorsun.
Bir süre sonra emniyet aracına evini tarif ediyorsun. Araç seni evine bırakıyor. Çok sıcak davranıyorlar sana. Emniyetten ayrılırken çay bile ikram etmişlerdi. Kendine dikkat etmeni söyleyip gidiyorlar.
Evindesin.. Uykun var.. Yatağına uzanıp öylece uyumaya başlıyorsun.
-Beni dinliyor musun sen?
Arkadaşının sesi ile gerçek dünyaya dönüyorsun.
-Evet, evet kusura bakma.. Zor bir gün oldu.. Anlatırım.. Sonra..
-Bana bak en kısa zamanda örgüte uğraman lazım. Bu arada neredeydin sen?
-Emniyet.. Polis beni içeri aldı.. Ama iyiyim, bir sorun yok.
-Ne?! Polis mi?
-Evet ama iyiyim.
Devamı gelecek..
1. Arkadaşın yapacağınız eylem hakkında polise bilgi verip vermediğini sorar.
2. Arkadaşın yaptığınız eylem hakkında polise bilgi verip vermediğini sorar.
3. Arkadaşın ne için içeri alındığını bilmediğinden iyi olup olmadığını ve olayın ne olduğunu sorar.


2 yorum:
yukarıda eylemden haberinin olmadığından bahsediyorsun o zaman 3. derim...
ilk olarak, güzel yazı tebrik ederim. yorumumun özeti:
işte doruğun hayat hikayesi...
eğer;
seni iyi tanıyorsa, 1... uzak kalamayacağını biliyordur.
çıkarcı bir arkadaşsa,2... kendine bişi olup olmayacağını düşünüyordur...
soran gerçekten arkadaşınsa, 3... başına ne gelirse gelsin, önce seni düşünüyordur.
Yorum Gönder