24 Haziran 2009 Çarşamba

Saat 02:30,

Yorgunum.. Bunalımlarımdan kurtulup daha pozitif bir duruş sergilediğimi düşünüyorum. Belki de öyledir.. Belki değil.. Kim bilebilir ki? Sen? Belki bilirsin, belki de bilemezsin.. 

Ben kişiye özel yazılar yazmam. Belki kendi özelim vardır.. Ama sana özel değildir okuyucu. Benim yaşadıklarımın bir benzerini yaşadıysan sana özelmiş gibi görünebilir.. Ama değildir. İsterdim ama hepinize teker teker yazılar yazayım. Hepinizi özel hissettireyim. Gerçi hepiniz özelsinizdir benim için. Hissettiremesem de.. Özelsinizdir. 

Bilirim ben de özelimdir sizin için. Belki de bu yüzden okursunuz yazılarımı.. Ego sorunu yapmazsınız. Belki merak bile edersiniz, ne yazdı acaba Doruk diye.. Belki gerçekten merak edersiniz, Doruk hala neden yazmadı diye.  Sizin için özel hissederim ben de.. Sevinirim beni düşündüğünüzü hissettiğimde.. 

Hele bir de yorum yaptınız mı yazıma, dört köşe olurum o an. Şımarma dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama ne yapayım elimde değil. En büyük besin kaynağım bu.. Akıl sağlığımı ayakta tutabilmek için ihtiyacım var şımarmaya.. Biraz şımartılsam hem ne olur ki? Kaybedecek bir şeyimiz yok ya?

Facebook'umu kapattım okuyucu.. Neden yaptım bilmiyorum ama yaptım. Uyuşturucu gibi olmuştu artık. Her beş dakikada bir girmeden duramıyordum. Merak.. Evet, facebook'a girmemizin tek sebebi bu; merak. 

Kim kiminle çıkmış, ayrılmış, kimin fotografı daha güzel, kim en son nereye gitmiş, kim kime ne demiş, kim kimi eklemiş, kim kime selam vermiş, kimin videosu daha güzel, hangi video daha komik, kim kime benziyormuş, kim hangi hayatında kimmiş, kim zerre önemi olmayan zımbırtıların hangi karakteriymiş, kim kimi düdüklemiş, kim kime ..çiçek.. vermiş... Çok önemli değil mi?

Merak etmiyorum! Artık merak etmek istemiyorum. Commentlerinizi de, testlerinizi de, postlarınızı da, sharelerinizi de istemiyorum. Umurumda değilsiniz. Önemliyse zaten gelir bana söylersiniz. Neden facebook? 

O da bir zamanlar güzeldi. Ana Okulu arkadaşlarımı bile bulabiliyordum. Ta ki b*ku çıkana kadar. Ne zaman yonja kıvamına geldi, tadı tuzu kalmadı. 

Ben saatimi yutuba girip saatlerce saçma sapan videolara bakarak geçirmeyi de sevmem. Oturup akıllı(!) tv'de izlemem. Ben tv bile izlemem. Sırf magazinleşen ve biraz da gerzekleşen, eğitim seviyesi düşük, zeka seviyesi yer katmanının altında ve biraz da magmaya yakın programları izlemekten utanırım. Kendime yakıştırmam. Zaten zevk de almam.

------------------

Günlerdir yeni yazılar yazmak için bu sayfayı açıyorum. İlk cümleyi yazsam bile gerisi gelmiyor. Nedendir bilmem. Belki de bir arkadaşımın dediği gibi yeteri kadar bunalım değilimdir. Bu yüzden yazamıyormuşum. Belki.. 

Aslında kafamda o kadar çok şey varki... Aile sorunlarından tut, maddi problemlere, gelecek planlarından tut, keyfi sorunlara kadar herşey dünyanın en yoğun bulamaçına dönmüş kafatasımın içini dolduruyor. 

Bir iş bulmak lazım be okuyucu. Para bitiyor.. Durmuyorki kerata.. Her gün orda burda harcıyorsun mecburen. Kardeşim Hüseyin'de yanımda değilki onu alma, bunu alma diyecek. Hakim olamıyorum nefsime.. Bir çok şeyde olduğu gibi.. Bir gelse de içsek adam akıllı. Özledim keratayı.. Bir de okusa yazdıklarımı.. 

------------

İstanbul'u özledim okuyucu.. Gecesini, gündüzünü, hareketini, ağır başlılığını.. Hırçın ve ağırbaşlı bir delikanlı havasındadır İstanbul.. Hareketi hiç durmayan ama uzun soluklarla içine sindireceğin bir şehir. Belki bu sene ev tutarım diye düşünüyorum. İstanbul'lu olurum iyice.. Kiralar da pahalı orada ha.. Antalya'nın kirasına benzemez.. 

Arkadaşlarımı da özledim.. Yurt, okul, sınıf.. Her yerden arkadaşım var gözümde tüten.. Bir de gecesi bu hiç durmayan Şehr-i İstanbul'un.. Dans etmek sabaha kadar Baraka'da.. Kehribar'ın bir nargilesini içmek İlkankam'la beraber. Özledim be İstanbul.. Benzemiyorsun başka şehre.. 

Hiç gitmediysen, ya da gidip uzun uzun tadını çıkartmadıysan çok şey kaybediyorsun okuyucu.. Ne İzmir'e benzer, ne Ankara'ya, ne de memleketim Antalya'ya.. Bir başkadır sultanların şehri..

Temmuz ortası gitmek istiyorum bir İstanbul'a iki-üç günlüğüne de olsa.. Umarım bir aksilik çıkmaz.. 

Hadi okuyucu, sağlıcakla kal...


2 yorum:

özden dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
özden dedi ki...

geri dönmen sevindirici =)
belki de bunalım gerekmiyordur yazman için.. bir dahakine deneyelim =)