Mayıs ayından beri yazmamışım. Hep mutsuz, hep mutsuz olmaz ki hacı.. Arada eğleneceksin, güleceksin, mutlu olacaksın. Bu sene ilk defa tatil yaptığımı hissediyorum. Önce Çıralı, sonra Kaş, Kalkan, Muğla, Marmaris, şimdi Bodrum. Geziyorum ulan =) Salı günü de İzmir'e gidiyorum, haberiniz olsun :)
Her şey bir yana düşündüğüm zaman geçen zamanı, dolu dolu yaşamışız. Mutsuz olmak için kendimiz sebepler aramışız sadece. Son yazdığım yazılara bir baktım da.. Ne salaklıkmış.. Değmezmiş bu kadar kasmaya hiç.. Çekinmeden, utanmadan kendime itiraf ediyorum artık. Mutsuzluğumu kendim yaratmışım. Şimdi "ne gereği var kasmanın" dedim kendime.
Mutlu olmak için o kadar çok nedenim var ki.. Bitanecik kardeşim Hüseyin'le Bodrum'da olmak paha biçilebilir mi? Ya da Eylül'ü Bodrum'da görmek? Ya da Antalya'dan bir çok arkadaşlarımın beni gerçekten sevdikleri için arayıp sormaları?
Tamam aşk meşk bi yere kadar. Ara sıra özlüyorum kalbimde iz bırakan bir kaç kişiyi. Ama değmez okuyucu! Hiç bir kız için üzülmeye değmez. Tıpkı ünlü filozof Serdar Ortaç'ın dediği gibi; " Binlerce dansöz var! " Siktiret yani.. Binlerce kız var. Tamam belki onlar gibi değiller ama onlar seni umursadı mı? Umursuyorlar mı? Ya da hatırlıyorlar mı? Sanmam. Hayatın boyunca bir iki kişiye takılıp mutsuz olamazsın. Boşver..
Arkadaşlarım var abi! Hüseyin var, Özden var, Eylül , Emre, Eren, Bike, Lale, Ceren, Benan fln dolu yani.. binlerce arkadaş. Ne kasıcam?! Gerek yok mutluyum ben ;)
Hadi okuyucu, kal sağlıcakla.
9 Ağustos 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


2 yorum:
Tıpkı ünlü filozof Serdar Ortaç'ın dediği gibi; " Binlerce dansöz var! "
okuyucu neden hep senin yazılarını 1500 kere okumak ister ki? öz.
Yorum Gönder